6009 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hakkında
S İ R K Ü L E R
(2010 / 4)

           Bilindiği üzere, 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de 23.07.2010 tarihinde kabul edilen 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun yayımlanmıştır. Söz konusu kanun ve ilgili tebliğler ile yapılan değişiklik ve uygulamalar özetle aşağıda belirtilmiştir.  
 
          1) 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:

          a) Gelir Vergisi Tarifesi:

          Bilindiği üzere, 273 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenen 2010 takvim yılı gelirlerinin vergilendirilmesinde kullanılan Gelir Vergisi Kanunu (G.V.K.)’nun 103 üncü maddesinde yer alan tarifenin son dilimi olan % 35’lik oran ücret gelirleri yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından 15.10.2009 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararı’da 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 6 (altı) ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu yürürlük tarihi, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (b) bendi gereğince 01.01.2010  tarihi olarak düzenlenmiştir.

          Söz konusu durum, 6009 sayılı kanunun 3 üncü maddesinde yer aldığı üzere gelir vergisi tarifesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Gelir Aralığı Oran
8.800,00 TL’ye Kadar % 15
22.000,00 TL’nin 8.800,00 TL’si için 1.320,00 TL, fazlası % 20
50.000,00 TL’nin 22.000,00 TL’si için 3.960,00 TL, fazlası
(Ücret gelirlerinde 76.200,00 TL’nin 22.000,00 TL’si için 3.960,00 TL), fazlası
% 27
50.000,00 TL’den fazlasının 50.000,00 TL’si için 11.520,00 TL, fazlası
(Ücret gelirlerinde 76.200,00 TL’den fazlasının 76.200,00TL’si için 18.594,00 TL), fazlası
% 35

oranında vergilendirilir.

          6009 sayılı kanunun 6 ıncı maddesi ile 193 sayılı G.V.K.’na eklenen  Geçici 78 inci madde ile 04.08.2010 tarih 27662 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 274 seri no’lu gelir vergisi genel tebliğinde belirtildiği üzere yeni tarife 01.01.2010 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir.

          Öte yandan, "2010 takvim yılına ilişkin olarak yapılmış ücret ödemeleri için bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarlarının, 103 üncü maddede bu Kanunla yapılan değişiklik hükmü uyarınca hesaplanan vergiden;
           -Fazla olması halinde, fark vergi tutarı terkin edilir, tahsil edilmişse mükelleflerin sonraki dönemlerde ödeyecekleri gelir vergisinden mahsup edilir, mahsup imkânının olmaması halinde ise red ve iade olunur.
           -Eksik olması halinde ise bu fark, vergi sorumluları tarafından bu Kanunun yayımlanmasından sonra yapılacak ilk ücret ödemesinden kesilerek bu ödemenin ait olduğu döneme ilişkin muhtasar beyannamenin verilme ve ödeme süresi içinde topluca (muhtasar beyanname verme yükümlülüğü olmayanlar hariç) verilecek ayrı bir beyanname ile beyan edilir ve ödenir. Bu beyanname için ayrıca damga vergisi hesaplanmaz. Anılan sürede düzeltilen söz konusu fark için gecikme faizi ve vergi cezası aranmaz; eksik tahakkuk etmiş olan verginin bu süre içinde tamamlanmaması halinde bu tarihte vergi ziyaı doğmuş olacağı hükme bağlanmıştır.

          Yapılmış olan gelir vergisi tevkifat tutarının yeni hükme göre hesaplanan vergiden fazla olması halinde yapılacak mahsup işlemi, eksik olması halinde yapılacak işlem ile emeklilik, işten ayrılma, işyerinin kapanması, ölüm vb. durumlarda fazla kesilen vergi tutarının hak sahiplerine iadesinin nasıl yapılacağı ayrıntılı bir şekilde 274 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin ilgili bölümlerinde belirtilmiştir.

          b) Menkul Kıymet Getiri, İtfa ve Alım-Satım Kazançlarında Gelir Vergisi Stopaj Oranı:

          Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesine 5527 sayılı Kanun’la eklenen, dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar için bazı gelirlerde stopaj oranının % 0 olarak uygulanmasını öngören hükmü Anayasa Mahkemesi tarafından 15.10.2009 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararı’da 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 (dokuz) ay sonra yürürlüğe girilecektir. Söz konusu yürürlük tarihi, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (c) bendi gereğince 01.10.2010  tarihi olarak düzenlenmiştir.

          6009 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım/satım ve itfa kazançlarında yerli-yabancı yatırımcı ayrımına dayalı stopaj uygulamasına son verilmiş ve sermeye şirketleri (yatırım fon ve ortaklıkları ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan dar mükelleflerden Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıkları ile benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler dâhil) için % 0 oranında stopaj yapılması öngörülmüştür.

          Değişikliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki menkul kıymet getiri, itfa ve alım satım kazançları üzerinden;
           - Sermaye şirketlerine ödenenler (Türk sermaye şirketlerine benzer nitelikteki yabancı kurumlar dahil) için % 0,
           - Yatırım fon ve ortaklıklarına ve Kanun’da tanımlanmış olan dar mükellef benzeri fon ve ortaklıklara ödenenler için % 0,
           oranında stopaj yapılacaktır.

          c) Yatırım İndirimi:

          Bilindiği üzere, Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri; 31.12.2005 tarihi itibarıyla mevcut olup, 2005 yılı kazançlarından indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarlarına ilişkin Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 69 uncu maddesinde yer alan ve işletmelerin yatırım indirimi haklarının 2006, 2007 ve 2008 yılları ile sınırlayan düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararıyla iptal edilmiştir. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 6 (altı) ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

          Söz konusu durum, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ç) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 5 inci maddesinde yer alan düzenlemeyle Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonucu yatırım indirimi istisnasından yararlanılmasındaki yıl sınırlaması kaldırılmış ancak söz konusu G.V.K. Geçici 69 uncu maddesine “Şu kadar ki, vergi matrahlarının tespitinde yatırım indirimi istisnası olarak indirim konusu yapılacak tutar, ilgili kazancın % 25'ini aşamaz. Kalan kazanç üzerinden yürürlükteki vergi oranına göre vergi hesaplanır” cümleleri eklenerek ilgili yılda kullanılabilecek yatırım indirimi istisnası ilgili yıl kazancının % 25’i ile sınırlandırılmış olup kalan tutarın yürürlükteki vergi oranına –Kurumlar Vergisi mükellefleri için % 20– göre vergilendirileceği düzenlenmiştir. İlgili dönemde yatırım indirimi istisnası uygulanacak kazanç tutarı; zarar mahsubu dahil giderler ile tüm indirim ve istisnalar düşüldükten sonraki kazanç tutarıdır.

          Yatırım İndirimi İstisnası’nın 2010 ve müteakip yıllarda nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “276 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Taslağı”nın ilgili bölümlerinde açıklanmıştır.

          Söz konusu tebliğ taslağına göre, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri;

          1-31.12.2005 tarihi itibariyle mevcut olup, kazancın yetersiz olması nedeniyle indiremedikleri devreden yatırım indirimi istisnası tutarlarını,

          2-a)24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen yatırım teşvik belgeleri kapsamında, Gelir Vergisi Kanununun 4842 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmadan önceki ek 1-6 ncı maddeleri çerçevesinde başlanılmış yatırımları için, belge kapsamında 01.01.2006 tarihinden sonra yapmış oldukları yatırım harcamaları dolayısıyla 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarından, 31.12.2008 tarihi itibarıyla mevcut olup kazancın yetersizliği nedeniyle indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarlarını,
 
             b)Bu yatırımlar kapsamında olup halen devam eden yatırım harcamaları dolayısıyla 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarını,

          3-a)Gelir Vergisi Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında 01.01.2006 tarihinden önce yatırıma başladığını belgeleyen gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri, komple ya da entegre tesisler gibi tamamlanması belli bir süreci gerektiren yatırımlar ile ilgili ve bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip bu tarihten sonra yaptıkları yatırım harcamaları için, 31/12/2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde hesapladıkları yatırım indirimi istisnası tutarlarından 31.12.2008 tarihi itibarıyla mevcut olup kazancın yetersizliği nedeniyle indiremedikleri yatırım indirimi istisnası tutarlarını,

             b) Bu yatırımlar kapsamında olup bu yatırımlarla iktisadi ve teknik bakımdan bütünlük arz edip halen devam eden yatırım harcamaları dolayısıyla 31.12.2005 tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre hesaplayacakları yatırım indirimi istisnası tutarlarını,

          4-01.01.2006–08.04.2006 tarihleri arasında Gelir Vergisi Kanununun mülga 19 uncu maddesi kapsamında yeni başlayan ve bu tarihler arasında yapılan yatırımlar nedeniyle hesaplanan yatırım indirimi tutarlarını,

          Endekslenmiş değerleri ile birlikte ilgili geçici vergi dönemleri de dahil olmak üzere, 2010 yılı ve müteakip yıllar kazançlarından kazancın % 25’i ile sınırlı olmak üzere ve indirimden sonra kalan kazançlara yürürlükteki vergi oranları uygulanmak suretiyle indirim konusu yapabilirler.

          Diğer taraftan, 24.04.2003 tarihinden önce yapılan müracaatlara istinaden düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında yapılan yatırımlar için yatırım indirimi istisnasından yararlanılması halinde, Gelir Vergisi Kanununun geçici 61 nci maddesi uyarınca yatırım indiriminden yararlanan kazançlar üzerinden dağıtılsın, dağıtılmasın %19,8 oranında vergi kesintisi yapılacağı tabiidir.

          2)213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nda Yapılan Değişiklikler:

          a) Elektronik Ortamda Tebliğ:


          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 7 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 107 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 107/A maddesi eklenmiştir.

          "Elektronik ortamda tebliğ
           MADDE 107/A- Bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabilir.
Maliye Bakanlığı, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir."


          Söz konusu düzenleme ile elektronik ortamda tebliğ yapılabilmesine olanak sağlanmıştır.

          b) Zamanaşımı Süreleri İle İlgili Düzenleme:

          213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası Anayasa Mahkemesi tarafından 15.10.2009 tarihinde iptal edilmiştir. Söz konusu Anayasa Mahkemesi Kararı’da 08.01.2010 tarih ve 27456 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü kararın resmi gazetede yayımlanmasından başlayarak 6 (altı) ay sonra 09.07.2010 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

          Söz konusu durum, 01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (d) bendi gereğince 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 8 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

          "Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması, zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz."

          Ayrıca, 6009 sayılı kanunun 16 ncı maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

          "GEÇİCİ MADDE 28- 1/1/2005 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edilmiş olup, komisyonca takdir edilen matrah üzerinden 31/12/2012 tarihine kadar tarh ve tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Bu hüküm, 374 üncü maddede yer alan ceza kesmede zamanaşımı açısından da uygulanır."

          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı örnekler de verilmek suretiyle ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 1 inci bölümünde açıklanmıştır.

          c) Vergi İncelemelerinde Uyulacak Esaslar:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (e) bendi gereğince 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan ve aynı kanunun 9 uncu maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 140 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere (2) numaralı bent eklenmiş, mevcut (2) ve (3) numaralı bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiş, aynı fıkraya (5) ve (6) numaralı bentler ile maddenin sonuna fıkralar eklenmiştir. Eklenen bent ve fıkralarda kısaca aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

          (2) numaralı bent ile, vergi incelemesi yapanlar vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler. Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler.

          (5) numaralı bent ile, vergi incelemesi yapanlar vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenleyemezler. Ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varırlarsa bu hususu bağlı oldukları birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığına düzenleyecekleri bir rapor ile bildirirler.

          (6) numaralı bent ile, vergi incelemesi yapanlar incelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemeleri bitirmeleri esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.

          Eklenen bent ile, maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birimler nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir.

          d) Yeminli Mali Müşavir Tasdik İşlemleri İle İlgili Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 10 uncu maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227 nci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki (3) numaralı bent eklenmiştir.

          "3. Vergi kanunları kapsamındaki yeminli mali müşavirlik tasdik işlemlerini elektronik ortamda gerçekleştirmeye ve tasdike konu işlemleri mükellef grupları, faaliyet ve tasdik konuları itibarıyla ayrı ayrı belirlemeye ve uygulatmaya,"

          Söz konusu düzenleme ile Yeminli Mali Müşavirlik tasdik işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirilmesi ve tasdike konu işlemlerin mükellef grupları faaliyet ve tasdik konuları itibariyle ayrı ayrı belirlenmesi konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiştir.

          e) Belge Basımı İle İlgili Özel Usûlsüzlük Cezasına İlişkin Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 11 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353 üncü maddesinin (8) numaralı bendin sonuna "Ancak, bu fıkra uyarınca kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı bir takvim yılı içinde 114.000 TL'yi aşamaz." cümlesi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme ile belge basımı ile ilgili bildirim görevini tamamen veya kısmen yerine getirmeyen matbaa işletmecilerine bir takvim yılında kesilebilecek özel usulsüzlük cezası tutarı için üst sınır getirilmiştir.

          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 2 nci bölümünde açıklanmıştır.

          f) Elektronik Ortamda Verilmesi Gereken Beyanname, Bildirim ve Formlara İlişkin
              Özel Usûlsüzlük Cezaları İle İlgili Düzenleme:


          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 12 nci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355 inci maddesinin dördüncü fıkrasının sonuna "Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 770.000 TL'yi geçemez." cümlesi eklenmiş ve beşinci fıkrasında yer alan "15 gün" ibareleri "30 gün", "1/4" ibaresi "1/10", "1/2" ibaresi "1/5", altıncı fıkrasında yer alan "1/2" ibaresi "1/5" şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde ve elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak süresinden sonra düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formlara ilişkin kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezaları uygulama süreleri ve tutarları değiştirilerek yumuşatılmıştır.

          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 3 üncü bölümünde açıklanmıştır.

          Buna göre;

          -Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen beyannamelerin kanunî süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilecek olan ve mükellefiyet durumuna göre Vergi Usul Kanununun Mükerrer 355 inci maddesinin birinci fıkrasının 1, 2 ve 3 numaralı bentlerinde sayılan özel usulsüzlük cezaları; beyannamenin elektronik ortamda kanunî sürenin sonundan başlayarak birinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bunu takip eden ikinci 30 günlük süre içerisinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanacaktır.
          -Elektronik ortamda verilme zorunluluğu getirilen bildirim veya formlara ilişkin olarak düzeltme amacıyla verilen bildirim ve formların elektronik ortamda kanunî sürenin sonundan başlayarak 10 gün içinde verilmesi halinde özel usulsüzlük cezası kesilmeyecek, takip eden 15 gün içinde verilmesi halinde ise kesilmesi gereken özel usulsüzlük cezası 1/5 oranında uygulanacaktır.

          -355 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, tahsilât ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine kesilecek özel usulsüzlük cezasının bir takvim yılında kesilebilecek tutarı için üst sınır belirlenmiştir. Söz konusu üst sınır 2010 yılı başından geçerli olmak üzere 770.000,00 TL olarak belirlenmiştir.

          g) Yanılma ve Görüş Değişikliği İle İlgili Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 14 üncü maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 369 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

          "Yanılma ve görüş değişikliği:
           MADDE 369- Yetkili makamların mükellefin kendisine yazı ile yanlış izahat vermiş olmaları veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde vergi cezası kesilmez ve gecikme faizi hesaplanmaz.
          Bir hükmün uygulanma tarzı hususunda yetkili makamların genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olup, geriye dönük olarak uygulanamaz. Şu kadar ki, bu hüküm yargı mercileri tarafından iptal edilen genel tebliğ ve sirküler hakkında uygulanmaz."


          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 5 inci bölümünde açıklanmıştır.

          Yapılan değişiklikle, maddenin birinci fıkrasında belirtilen hallerin mevcudiyeti halinde, vergi cezası kesilmemesine ilave olarak, 01.08.2010 tarihinden geçerli olmak üzere, gecikme faizi hesaplanmaması da hükme bağlanmıştır. Buna göre, bir mükellef veya vergi sorumlusunun yetkili makamlarca kendisine yapılan izahata (verilen özelgeye) uygun hareket etmesi ve bilahare bu izahatın yanlış olduğunun anlaşılması veya bir hükmün uygulanma tarzına ilişkin bir içtihadın değişmiş olması halinde, mükellef veya vergi sorumlusu adına yapılacak tarhiyat dolayısıyla vergi ziyaı cezası kesilmeyecek ve gecikme faizi hesaplanmayacaktır.

          Diğer taraftan yetkili makamların, vergilendirme ile ilgili bir konuda, genel tebliğ veya sirkülerde değişiklik yapmak suretiyle görüş ve kanaatini değiştirmesi halinde, oluşan yeni görüş ve kanaate ilişkin genel tebliğ veya sirküler, yayımlandığı tarihten itibaren geçerli olacak olup, geriye dönük olarak uygulanamayacaktır.

          Genel tebliğ veya sirkülerin iptal davasına konu edilerek yargı mercilerince iptaline  karar verilmesi durumunda, iptal kararının işlemin tesis edildiği tarihe kadar geriye yürütülmesi zorunlu olduğundan, maddeyle getirilen yeni kural bu durumlar için uygulanmayacaktır.

          h) Mükelleflerin İzahat Talebi (Yeni Özelge Sistemi) İle İlgili Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 15 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 413 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

          "Mükelleflerin izahat talebi:
           MADDE 413- Mükellefler, Gelir İdaresi Başkanlığından veya bu hususta yetkili kıldığı makamlardan, vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında yazı ile izahat isteyebilir.
Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisinden istenecek izahatı özelge ile cevaplandırabileceği gibi, aynı durumda olan tüm mükellefler bakımından uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere sirküler de yayımlayabilir.
          Sirküler ve özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde, Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil edeceği bir başkan yardımcısının başkanlığında en az üç daire başkanından müteşekkil bir komisyon marifetiyle oluşturulur.
          Söz konusu komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta izahat talebinde bulunulması halinde, komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya özelgelere uygun olmak şartıyla Gelir İdaresi Başkanlığı taşra teşkilatı tarafından da özelgeler verilebilir.
          Sirküler ve vergi mahremiyetine ilişkin hükümler gözönünde bulundurulmak şartıyla özelgeler, Gelir İdaresi Başkanlığınca internet ortamında yayımlanır.
          Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir."


          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı “400 Sıra No’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Taslağı”nın 6 ncı bölümünde de belirtildiği üzere 28.08.2010 tarih ve 27686 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mükelleflerin İzahat Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelikte” ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

          Yönetmelik hükümlerine göre;

           •    Özelge, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat taleplerine ilişkin olarak verilir.

           •    Özelge talepleri, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın internet sitesinde yer alan özelge talep formu ile yapılacaktır.

           •    Özelge talepleri mükellef ile vergi sorumluları, bunların mirasçıları, yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekillerince yapılacak olup odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluşlar kendi mükellefiyetleri ile ilgili olanlar hariç olmak üzere üyelerine ilan etmek amacıyla özelge talebinde bulunamazlar.

           •    Özelge, mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklardan talep edilecek, diğer mükellefler veya vergi sorumluları ise ikametgah veya kanuni merkezlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklardan, ikametgahı veya kanuni merkezi bulunmayanlar ise Ankara, İstanbul veya İzmir Vergi Dairesi Başkanlıklarından herhangi birisinden özelge talep edeceklerdir.

           •    Mükelleflerin aşağıdaki hususları özelge kapsamında değerlendirilmez.

              -Başkalarının vergi durumları hakkında bilgi ve izahat talepleri.
              -Yargıya intikal etmiş olaylara ilişkin izahat talepleri.
              -Hakkında vergi incelemesi yapılmakta olan mükelleflerce veya vergi sorumlularınca incelemeye konu olan işlemlerle ilgili izahat talepleri.
              -Somut bir olaya dayanmayan, teorik hususlara ilişkin bilgi talepleri.
              -Mücbir sebep hali ilanı, vergi borçlarının terkini, belge düzenine ilişkin yetkilerin kullanılması gibi kanunlarla uygulamanın tespitine dair Maliye Bakanlığı'na yetki verilen konulara ilişkin talepler.
              -Mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden sonra yaptıkları başvuruları ile Kanunun 122 nci maddesine göre vergi hataları ile ilgili yapılan düzeltme talepleri ve 124 üncü maddesine göre Maliye Bakanlığı'nca incelenecek olan şikayet yoluyla müracaatlar.
          -Sözlü veya yazılı olarak veya internet aracılığıyla, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yapılan talepler.

           •    Özelge taleplerine uygun olarak özelge tayinine, yetkili makamlarca (vergi dairesi başkanlıkları, vergi dairesi başkanlığı olmayan illerde defterdarlıklar) hazırlanan özelge taslakları onaylanmak üzere Gelir İdaresi Başkanı veya tevkil etmesi halinde gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu bir başkan yardımcısının başkanlığında, üç kişiden az olmamak şartıyla gelir yönetimi daire başkanlıklarından sorumlu daire başkanlarından oluşan komisyona gönderilir. Söz konusu komisyonca değerlendirilen taslak oy çokluğu ile onaylanarak gönderen makama iletilir ve ilgili makamlar da özelge talep edene verir.

           •    Komisyonca onaylanmış özelgeler emsal teşkil etmek üzere Gelir İdaresi Başkanlığı bünyesinde oluşturulmuş özelge Otomasyon Sisteminde bu amaçla hazırlanan emsal özelge havuzuna konulur.

           •    Gelir İdaresi Başkanlığı, mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında tüm mükelleflere yönelik olarak uygulamaya yön vermek ve açıklık getirmek üzere Komisyonca hazırlanarak Bakan veya Gelir İdaresi Başkanının imzalamasıyla internet sitesinde yayımlanmak üzere sirküler çıkartabilir.

           •    Vergi Dairesi Başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklar, Komisyonda oluşturulmuş sirküler veya özelgeler ile konu, kapsam ve ilgili olduğu mevzuat bakımından tamamen aynı mahiyeti taşıyan bir hususta özelge talebinde bulunulması halinde, Komisyon tarafından oluşturulan sirküler veya emsal özelge havuzunda yer alan özelgelere uygun olmak kaydıyla özelge verebilir.

           •    Bu yönetmeliğin yayımlandığı tarihe kadar yapılmış müracaatlara cevaben tayin edilecek özelgeler için de bu yönetmelik hükümleri dikkate alınır.

          3) Diğer Kanunlarda Yapılan Değişiklikler:

          a) 6802 Sayılı Gider Vergileri Kanunu İle İlgili Düzenleme:


          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 1 inci maddesi ile 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

          "90 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre ikraz işleriyle uğraşanlarla ikinci fıkrada belirtilen muamele ve hizmetlerden herhangi birini esas iştigal konusu olarak yapanlar bu Kanunun uygulanmasında banker sayılırlar. Bir şahsın münhasıran altın alım ve satımı ile uğraşması banker sayılmasını gerektirmez."

          Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım - satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir.

          Söz konusu düzenleme ile ödünç para verme işlerini esas iştigal konusu olarak yapanların BSMV mükellefi olmaları, bu işleri devamlı olarak yapsalar da esas iştigal konusu olarak yapmayanların finansman hizmetlerinin ise KDV’ye tabi olması öngörülmektedir.

          Ayrıca 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 2 nci maddesi ile 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının (p) bendinde yapılan değişiklikle, BSMV mükelleflerinin arbitraj muameleleri ile Türkiye'de kurulu borsalarda gerçekleştirilen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler ve bu muameleler sonucu lehlerinde kalan paralar için banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.

          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde “87 Seri No’lu Gider Vergileri Genel Tebliği Taslağı”nın ilgili bölümlerinde açıklanmıştır.

          b) 488 Sayılı Damga Vergisi Kanunu İle İlgili Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 17 nci maddesi ile 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na ekli (2) sayılı tablonun III- İşçiler, çiftçiler ve göçmenlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümüne aşağıdaki fıkra eklenmiş,

          "10. Tarımsal destekleme programları kapsamında hibe desteği sağlanması uygun görülen yatırım projelerine ilişkin olarak proje sahipleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı arasında düzenlenen kâğıtlar." Söz konusu kağıtlar damga vergisinden istisna edilmiştir.

          "IV- Ticari ve medeni işlerle ilgili kağıtlar" başlıklı bölümünün (30) numaralı fıkrasında yer alan "4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10 uncu maddesi çerçevesinde tüketici finansman şirketlerince kullandırılacak tüketici kredilerinin" ibaresi "finansman şirketlerince kullandırılacak kredilerin" şeklinde değiştirilerek kullandırılacak tüm kredilerin temini ile geri ödenmesi amacıyla düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden istisna edilerek istisnanın kapsamı genişletilmiştir.

          Aynı bölümün (33) numaralı fıkrasında yer alan "Ekici ile alıcı arasında düzenlenen tütün alım satımı mukavelenameleri ile" ibaresi "Ekici ve alıcı arasında düzenlenen tütün alım satımı mukavelenameleri ile 5488 sayılı Tarım Kanunu çerçevesinde, üretici ve alıcı arasında düzenlenen tarımsal üretim sözleşmeleri ve" şeklinde değiştirilip düzenlenecek sözleşmeler damga vergisinden istisna edilerek istisnanın kapsamı genişletilmiştir.

          c) 492 Sayılı Harçlar Kanunu İle İlgili Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 18 inci maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 28 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Ayrıca "Karar ve İlam Harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez." tümcesi 17.03.2010 tarihli ve 27524 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarih ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı kararıyla iptal edilmiştir."

          "a) Karar ve ilam harcı,
Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın verilmesinden itibaren iki ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez."


          Ayrıca 6009 sayılı kanunun 20 nci maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun (1) sayılı tarifesinin “(A) Mahkeme Harçları” bölümüne (V) numaralı fıkra olarak mahkemelerce re’sen veya istem üzerine keşif yada tespit kararlarının yerine getirilmesi için tutarı 120 TL olarak belirlenen “Keşif Harcı” ile  “(B) İcra ve İflas Harçları” bölümüne (III) numaralı fıkra olarak icra ve iflas işlemlerinin daire dışında memur eliyle yerine getirildiği her bir işlem için tutarı 40 TL olarak belirlenen “Haciz, Teslim ve Satış Harcı” eklenmiştir.

          Öte yandan aynı kanunun 19 uncu maddesi ile 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 123 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

          "Bu maddede veya diğer kanunlarda yer alan harçtan muafiyete ilişkin hükümler, bu Kanunun (1) sayılı Tarifesinin "(A) Mahkeme Harçları" bölümünün (V) numaralı fıkrasındaki "keşif harcı" ve (1) sayılı Tarifesinin "B) İcra ve iflas harçları" bölümünün (III) numaralı fıkrasındaki "haciz, teslim ve satış harcı" bakımından uygulanmaz." Söz konusu düzenleme ile (1) Sayılı Tarife’ye eklenen iki yeni harç için muafiyet uygulanmayacağı belirtilmiştir.

          d) Vergi İncelemelerinin Koordinasyonu İle İlgili Düzenleme:

          01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (ğ) bendi gereğince yayım tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun 26 ncı maddesi ile 178 sayılı Maliye Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 33/A maddesinden sonra gelmek üzere 33/B maddesi eklenmiştir. Söz konusu düzenleme ile Bakanlığın vergi inceleme ve denetim amaçlarına ulaşmasını sağlamak, vergi inceleme ve denetimleri ile raporlamaya ilişkin standart, ilke, yöntem ve teknikleri geliştirmek, inceleme ve denetim rehberleri hazırlamak, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların uyacakları etik kuralları belirlemek, vergi inceleme birimleri arasında koordinasyonu, bilgi akışını ve uygulama birliğini temin etmek, Bakanlığın vergi inceleme ve denetim birimlerinin uygulayacağı yıllık vergi inceleme ve denetim planını hazırlamak ve uygulamayı izlemek üzere Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu oluşturulur.

          Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu; Bakanın veya tevkil etmesi halinde Müsteşarın başkanlığında, Gelir İdaresi Başkanı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı, Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığının bağlı olduğu Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı ve Gelirler Kontrolörleri Başkanından oluşur. Kurulun sekretarya görevi Gelir İdaresi Başkanlığı Denetim ve Uyum Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından yerine getirilir.

          Vergi incelemeleri, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca, yıllık vergi inceleme ve denetim planına uygun olarak yerine getirilir. Vergi incelemesi ve denetimine ilişkin temel amaç ve hedefler, Gelir İdaresi Başkanlığı risk analiz sistemi üzerinden yapılan analizler de dikkate alınarak incelemeye tabi tutulacak sektörler ile mükellefler ve vergi incelemesi ve denetiminin uygulanması ve izlenmesine ilişkin diğer hususlar gerekçeleriyle birlikte yıllık vergi inceleme ve denetim planında belirlenir. Teftiş, soruşturma, ihbar, şikâyet ve benzeri nedenlerle yıl içinde ortaya çıkabilecek vergi incelemelerinin yapılmasına dair usul ve esaslara da yıllık vergi inceleme ve denetim planında yer verilir. Yıllık vergi inceleme ve denetim planı Bakanın onayı ile yürürlüğe girer.

         Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar tarafından yapılacak tam ve sınırlı vergi incelemelerinin kapsamı, vergi incelemesine tabi tutulma bakımından birinci sınıf tüccarların yıllık iş hacimleri, aktif ve öz sermaye büyüklükleri esas alınarak gruplara ayrılması ve yapılacak bu gruplamaya bağlı olarak vergi incelemesine alınma bakımından asgari süreler getirilmesi ile bu hususlara dair diğer usul ve esaslar, Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulunun önerisi üzerine Maliye Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

          Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon Kurulu, yıllık vergi inceleme ve denetim planı uygulama sonuçlarını ertesi yılın Nisan ayı sonuna kadar kamuoyuna açıklar.

           Gelir İdaresi Başkanlığı, Maliye Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı ile vergi incelemesine yetkili olanlar, vergi incelemesi ve denetimine ilişkin görevlerini bu maddede ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yerine getirmek zorundadır.

           Kurulun çalışma usul ve esasları, yıllık vergi inceleme ve denetim planının hazırlanması, uygulanması ve sonuçlarının izlenmesi ile bu maddede yer alan diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Kurulun önerisi üzerine Bakanlıkça çıkarılan yönetmelikle belirlenir.

           e) Motorlu Taşıtların Hurdaya Ayrılması İle İlgili Düzenleme:

           01.08.2010 tarihinde yayımlanan 6009 sayılı kanunun 62 nci maddesinin (d) bendi gereğince 01.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren ve aynı kanunun geçici 5 inci maddesi ile 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun Geçici 2 nci maddesi değiştirilerek model yılı 1985 veya daha eski olan motorlu taşıtlarını 31/12/2011 tarihine kadar ilgili yönetmelik hükümleri gereğince kayıt ve tescillerinin silinmesi ve hurdaya çıkarılması suretiyle il özel idarelerine bedelsiz olarak teslim eden veya 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 33 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen uygulama çerçevesinde Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) Hurda İşletmesi Müdürlüğüne ait hurda müdürlüklerinden herhangi birine teslim eden gerçek ve  tüzel  kişiler adına, hurdaya çıkarılan taşıta ilişkin olarak 31/12/2011 tarihine kadar tahakkuk etmiş ve ödenmemiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile bu vergiye ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve 28/02/2009 tarihine kadar tescil plakasına kesilen idari para cezaları terkin edilir şeklinde düzenleme yapılmıştır.

          Ayrıca aynı maddenin beşinci fıkrasında yer alan trafikten çekme belgesi alınan motorlu taşıtlara ilişkin, 05/07/2003 tarihinden önce trafikten çekme belgesi alınan taşıtlar için bu fıkrada değişikliğin yapıldığı tarihten önce ödenmiş olan motorlu taşıtlar vergisi ile buna ilişkin gecikme zammı, gecikme faizi, vergi cezaları ve idari para cezaları red ve iade edilmez." cümlesi eklenmiştir.

          Söz konusu düzenlemenin nasıl uygulanacağı ayrıntılı bir şekilde 07.09.2010 tarih ve 27695 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “36 Seri No’lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği”nin ilgili bölümlerinde açıklanmıştır.

          Çalışmalarınızda başarılar dileğiyle...
Şirketimize Bağımsız Denetim Asistanı Alınacaktır.
Şirketimiz Merkez Ofisine Yönetici Asistanı Alınacaktır.
Tüm Haberler
ÇÖZÜM ORTAKLARI
Diğer Hizmet Sektörlerinde Faaliyet Gösteren Partnerlerimiz... daha fazla bilgi
PRATİK BİLGİLER
Vergi, SGK ve Diğer Konularda Güncel Bilgiler...daha fazla bilgi
YILLIK RAPORLAR
Şirketimizin yıllık raporlarıdaha fazla bilgi
YARARLI LİNKLER
İhtiyacınız Olabilecek Kurumların Linkleri...daha fazla bilgi
TÜM MAKALELER
Sizlerin İhtiyaç Duyduğu Konularda Yazmış Olduğumuz Makaleler... daha fazla bilgi
           
GÜÇBİR BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. Dünya Ticaret Merkezi EGS Business Park Blokları B1 Blok K:14 Yeşilköy/ İstanbul Tel: 0212 465 39 33 Fax: 0212 465 39 35 gucbir@gucbirdenetim.com.tr